Cress Eksik Parça Göbekli Tepe Muhafızı Cinder Beni Bırakma

Yetenek - Kristin Cashore | Yorum & Alıntılar



Ölümcül Bir Yetenek Yedi Krallığı Yıkabilecek Bir Sır

Sıradışı hünerlerle doğan insanlardan korkulan ama aynı zamanda güçlerinin sömürüldüğü bir dünyada Katsa, kendisinin bile tiksindiği bir yeteneğe sahiptir: Öldürme yeteneği. Middluns Kralı olan amcası Randa'nın buyruğu altında yaşayan genç kız ayrıcalıklı bir hayat sürmek yerine onun kirli işlerini yapmak, Kral'ın keyfini kaçıranları cezalandırıp onlara işkence etmek zorunda bırakılmıştır.

Savaşma yeteneği olan Prens Po'yla tanıştığındaysa hayatının tamamen değişeceğinden habersizdir.

Kendi yeteneğine dair yeni bir gerçeğin açığa çıkacağını ve çok uzaklarda, dehşet verici bir tehlikenin kol gezdiğini ise aklından dahi geçirmiyordur...



Orjinal Adı: Graceling
Sayfa Sayısı: 471
Goodreads Puanı: 4,10
Benim Puanım:5




Kitap elimde olmayan nedenlerden ötürü maalesef biraz uzun sürdü.
Ancak dün gece itibari ile bitti ve favorilerim arasına hızlı bir giriş yaptı.

Önce kitabın konusu hakkında biraz bilgi vereyim.

Yedi Krallıkta yetenekli insanlar vardır. Yetenekli insanların her iki gözü de farklı renktedir. 

Baş karakterimiz Katsa. Dayısı, Kral Randa'nın kendisini kullanmasına izin verir. Katsa'nın yeteneği ölümcül olmasıdır. 8 yaşlarındayken yeteneği ilk defa kendisini gösterir ve kendisinden yaşça büyük kuzeninin dokunuşlarından hoşlanmadığı için ona vurmak isterken yeteneği kendini gösterir. Ve 8 yaşından itibaren Kral Randa'nın silahı halini alır. Kral, cezalandırılacak olan kişilere hep Katsa'yı gönderir. Leydi Katsa'yı gören herkes korku ile tanışır. 

Bir diğer karakterimiz Lienid halkından Kral Ror'un en küçük oğlu Prens Yeşeren. Bir diğer adıyla Po. Lienidlilerin en belirgin özellikleri kulaklarının küpelerle, parmaklarının yüzüklerle dolu olmasıdır. Po'da kendi çapında yetenekli birisidir. 

Bu ikilinin yolu Po'nun büyükbabasının kaçırılması ve onun kurtarılması sürecinde kesişir.

Bu arada Leydi Katsa, Randa'nın komutanı Oll ve Giddon'un başını çektiği bir konsey vardır. Gizli. Bunlar imkanları dahilinde insanlara ellerinden geldiğince yardım etmeye çalışır. İşte büyükbabanın kurtarılması görevi de konseyindir.

Gelelim kendi yorumuma :)

Katsa'nın yeteneği malum. Ama o artık öldürmek, dayısının kuklası olmak istemiyor. Ve baş kaldırıyor. 

Kitapta devamlı bir yolculuk havası var. Sürekli oradan oraya savrulup duruyorlar :)

Şimdi spoiler vermeden inanın tarif etmem çok zor. Ben özellikle Katsa'yı ççoook sevdim. Diana Gabaldon'un yarattığı Claire karakterini bir kenara koyarsam, şu zamana kadar okuduğum güçlü kadın karakterlerden biri. 

Bazı arkadaşlar yolculukların çok uzun sürdüğünü ve bu bölümlerde sıkıldıklarını belirtmişler. Ben ise 470 sayfada tek bir kere bile sıkılmadım. Yazarın dili akıcı. Kitap, içerik çok sürükleyici. Elinizden bırakamıyorsunuz. 

Normalde ben kitapları okumaya başlamadan önce yorumlara hiç bakmam. Ancak bu kitap öyle değildi. Şöyleki ben serinin iki kitabını sahafta gördüm ve direk aldım. İçeriğine çok hakim değildim. Ne beklemem gerektiğini bilemiyordum. O nedenle yorumlara göz gezdirdiğimde Po ile ilgili bir sıkıntıya denk geldim. Bu kitabın yarılarında falandı. Goodreadste o kadar dedim okuyan arkadaşlara söyleyin diye söylemediler -_- :D Neyse bende kitabın son sayfalarına kadar Po acaba şimdi ne halt yiyecek, ya Katsa'ya kötü bir şey yaparsa diye diye bir baktım kitabın sonuna gelmişim. 

Bana yazara kızabileceğim söylenmişti. Ama ne yalan söyleyim, evet üzüldüm Po'nun durumuna ama beni o kadar çokta yıkmadı. Nedenini söyleyemem yoksa kucağınıza kocaman bir spoiler bırakmış olurum :)

Bu fantastik dünyayı eminim seveceksiniz. Kesinlikle tavsiye ederim ;)




"Sizce onun sorunu ne, Prenses Leydi?" diye sordu Patch.
Bir kar tanesi gelip Katsa'nın avucunun içine düştü. "Sorunu derken neyi kastediyorsun?"
"Şey, neden insanlara acı vermekten keyif alıyor?"
Katsa omuz silkti. "Yeteneği bunu basitleştiriyor."
"Ama herkesin insanları incitebilecek gücü vardır," dedi Patch. "Bu yaptıkları anlamına gelmez."
"Bilmiyorum," dedi Katsa, Randa'nın, Murgon'un ve diğer kralların haksız uygulamalarını düşünürken. "Bana göre oldukça fazla insan, gücü yetebildiği kadar kötü davranıyor ve bundan ötürü de mutlular, ama hiçbiri Leck kadar güçlü değil. Neden yaptığını bilmiyorum, tek bildiğim onu durdurmamız gerektiği."


***


Skye, Katsa'yı alnından öptü. "Hayatımı kurtardın."
Katsa gülümsedi. "Siz Lienid'liler sevginizi gösterme konusunda çok açıksınız."
"İlk çocuğuma senin adını vereceğim."
Katsa güldü. "Çocuğun iyiliği için kız olmasını bekle. Ya da en iyisi, çocukların büyüyene kadar bekle ve en dikbaşlısına ve başına bela açana ver."
Skye kahkaha attı ve Katsa'yı kucakladı. Katsa da ona karşılık verdi. O anda korumacı kalbinin bir başka arkadaş kazandığını fark etti.




4 yorum:

  1. Ama ama nasıl üzülmezsin Po'ya. :( Ben şok olmuş yazara lanetler yağdırmıştım. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya ama hani şimdi "malum" yeteneği var ya ben onu çok zor durumda bıraktığını sanmıyorum son halinin. Katsa sayesinde hatta çok daha güçlü olacağını düşünüyorum önceki halinden.
      Bu arada Ateş'i okudun mu? :)
      Bizim çift o kitapta yok gibi ama?

      Sil
    2. Ateş sarmadı beni. Yarım bıraktım onu. Oradaki kadın karakter fazla soğuk geldi bana. Okuduğum yere kadar yoktu, ilerleyen bölümlerde de olacağını sanmıyorum pek o yöne kayacak gibi değildi kitap çünkü.

      Malum yeteneği olsa da, malum olayda kaybolan malum şey yine de çok önemli bence. :D Ondan üzüldüm yani. :D

      Sil
    3. Ben dedim belki Cinder gibi falandır. Bir yerde yolları kesişir dedim ama o zaman ikinci kitabı hemen okumuyorum :/

      ahaha ya öyle bende üzüldüm ama en azından tümden çaresiz bir durumda kalmadığı için de bir yanım mutlu :D

      Sil

BLOG DESIGN BY Bir Otakunun Dünyası